29 Ocak 2011 Cumartesi

Defne ve Zeynep'le bir gün :)


Zeynep, benim can dostumdur. Öyle sık görüşemesekte hemen hemen her gün netten yazışırız. Çok özel şeylerimizi paylaşırız.
Nurturia buluşmasına ilk kez gidecektim. Netten yazıştığımız bir bölüm insanı gerçek hayatta görebilecektim. Zeynebi de çağırdım. Görüşmemiz için çok iyi bir fırsattı. Doruk o gün 10:00'da kalkınca dedim her şey uygun. Çünkü Doruk normalde sabah 9'da uyanır ve 1'de uykusu gelir. Buluşma 1'deydi sonuçta. Değmezdi. Ama Doruk sağolsun o gün, buluşmamız için geç uyanmıştı :)

Buluştuğumuda Doruk her zamanki gibi yadırgadı kalabalığı. Defneyle halleri çok komikti. Yemeklerini yiyince doğru oyun alanına gittik. Kurtlu oğlum masada daha fazla durmak istemedi tabi. Langırtı biliyordu daha önceden zaten. Çocuk boyutu olunca çok sevdi.







Bayağı bir süre orada oyalandıktan sonra masa hokeyi oynamaya geçtik. Onu da İstinye Park oyun alanından biliyordu. Orda da uzun bir vakit geçirdik. Başka çocuklarla oynadı. Bir süre balonla oynayalım dedik ama çalan sesli müzik, çocukların hareketliliği ve bastıran uyku bana sokulmasına, kal gelmesine neden oldu. Doruk zaten öyle müzik çalsın ben oynayayım bir çocuk olmadı hiç. Biz de fazla uzatmadan ayrıldık ama nasıl güzel geldi Zeynep'le olmak anlatamam. Defneyi canlı canlı seyretmek :) Zeynep çok sevecendi Doruğa. Her fırsatta sevdi, güzel sözler söyledi. Canım arkadaşım benim :) Güzel bir vedalaşmanın sonunda taksiye binen Doruk kısa süre sonra bayıldı.
Uzuun süreler Doruğun uykusu, yemeği derken sosyalleşmeyen biz bu sayede biraz insan yüzü görmüş olduk :)


2 yorum:

  1. Nasıl sevmem onu ben? Canım arkadaşımın canım oğlu o :)

    YanıtlaSil
  2. dördünüz de çooook tatlısınız :)

    YanıtlaSil